Cumhuriyet

Cumhuriyet, 7 Mayıs 1924 tarihinden beri Türkiye'de yayımlanan günlük gazete. Günlük ortalama 50.000 civarinda tiraji ile 20. sıralardadır.

Tarihçe

Cumhuriyet gazetesinin isim babası Atatürk'tür. O sıralarda Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen ilk gazete olan Yeni Gün'ü yayımlamaya devam eden Yunus Nadi (Abalıoğlu), 7 Mayıs 1924 tarihinde Cumhuriyet'i iki ortağı Nebizâde Hamdi veZekeriya Sertel ile birlikte -günümüzde Pembe Konak adıyla anılan- eski İttihat ve Terakki Fırkası Genel Merkez binasında kurdu ve gazeteyi yönetmesi için Zekeriya Sertel'i görevlendirdi. Hüseyin Cahit (Yalçın)'in Tanin 'i, Velid Ebüzziya'nınTasvir-i Efkârı ve Ahmet Emin (Yalman)'ın Vatanına karşı yayına başlayan gazete, o dönem için 1 milyona yakın nüfuslu şehirde 7 bin adet satıyordu. Gazetenin adının altında Türkçe yevmi gazete, idare yeri İstanbul, Cağaloğlu yazıyordu. İlk sayıda Yunus Nadi'nin sunuşu ve Mustafa Kemal ile yaptığı röportaj vardı.

Baskı, elle dizilip rotatiflenirdi. İlk defa 1930'da linotip baskıyla beraber resimlerle yayınlandı. Gazetenin başlığının yazı tipi günümüze değin çok az değişti; sadece u harfiyle t harfinde küçük değişiklikler yapıldı. Reklamlara Latin alfabesine geçişle 1928'de çağdaşlaşma hâkim oldu. 1930'da küçük ilan yayınlarına başladı. Aynı yıl ilk renkli ilanı aldı ve ilk renkli fotoğrafı yayınladı. Fotoğrafçılar Namık Görgüç, Selahattin Giz idi.

Dağıtımı 1934'e kadar Artin Efendi yaptı. Ayrıca posta yoluyla abone sistemi vardı. O yıllarda basın İstanbul'da toplanmıştı. Dağıtım ulusal çapta olmadığından bir günün gazetesi Eskişehir'den sonra ertesi gün elde olurdu. Ankara'dan sonra ise bir haftalık gazete okunurdu.

Yunus Nadi 1924'ten 1945'e kadar başyazardı; bazen Zekeriya Sertel, Yakup Kadri, Abidin Daver, M. Nermi, Şükrü Kaya da başyazı yazdı. Yunus Nadi'den sonra 1991'e kadar gazetenin başyazarı oğlu Nadir Nadi Abalıoğlu oldu, diğer oğluDoğan Nadi Abalıoğlu ise fıkra yazıyordu.

İlk sayılarda yazarlar; Ziya Gökalp, Aka Gündüz, Hasan Bedreddin, Reşat Ekrem Koçu, Ahmet Rasim, Peyami Safa, Ahmet Refik, İsmail Habip, Abidin Daver, Cenap Şahabettin, Vedat Nedim, Halit Ziya, Cevat Fehmi Başkut, Mümtaz Faik,Fuad Köprülü, Halit Fahri idi.

1928'den sonra ilk sayfada Ramiz karikatürü yer aldı. İkinci sayfa bilim adamlarının yazılarına ayrılmıştı ve bu gelenek sürdü.

8 sayfalık gazete, İkinci Dünya Savaşı'ndan kaynaklanan kağıt kıtlığı nedeniyle 4 sayfaya indi. 10 yıl sonra tirajı 25 bine, 1939'da 62 bine çıktı.

İlk kapatılma 29 Ekim 1934'de 10 gün süreyledir. 1940'da hükümetin yayın politikasına aykırılıktan 90 gün kapalı kaldı.

1932'de "Cumhuriyet Gazetesi"nin düzenlediği Türkiye'nin dördüncü güzellik yarışmasında birinci olduktan sonra Belçika'da aynı yıl yapılan, o zamanki adı International Pageant of Pulchritude olan "dünya güzellik yarışması"nda dünya güzeli seçilen "Keriman Halis Ece"nin haberi gazetenin 1 Ağustos 1932 tarihli sayısında tam sayfa verilmişti.

Özel sayfaları içinde çocuk, kadın, moda, sinema, iktisadiyat, tayyarecilik, askeri bahisler, tarih, spor, ilmî musahabe, mizah, röportaj sayfaları vardı. 1933'te 10. Yıl, 1938'de 15. Yıl ekleri verdi. 1936'da Mimar Sinan, Çanakkale özel sayıları. Haftanın filmleri sayfası 1930'da başladı. Latin harfli gazeteye geçişte promosyon da başladı, ucuzluk kuponları verildi. Güzellik ve müzik yarışmaları düzenledi. 1932'de Keriman Halis'in dünya güzeli seçilmesiyle satış arttı.

En etkin kampanya Menemen'de şehit edilen Kubilay içindi. (23 Aralık 1930). 1925'de gazetenin Fransızca baskısı Le Republique adıyla çıktı ve 1952'ye dek yayınlandı. Cumhuriyet yayına başlarken kapatılan Yeni Gün 1931'de tekrar çıkarıldı. 1935'te gazete yanında kitap da yayımlandı.

Kuruluşundan II. Dünya Savaşı'na kadar CHP'yi destekledi, Yunus Nadi 1939 seçimleriyle meclise girdi ve 6 dönem İzmir, Menteşe, Muğla milletvekillikleri yaptı. II. Dünya Savaşı'ndaki tutum sebebiyle Yunus Nadi ve gazete CHP'den DP'yi desteklemeye yönelince, Abidin Daver ile Yunus Nadi 1943 seçimlerinde aday gösterilmediler. 28 Haziran 1945'de Yunus Nadi vefat etti. Mirası Cumhuriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'ye geçti.

Çok partili döneme geçişte Demokrat Parti'yi destekledi; başyazarı Nadir Nadi de 1950'de DP listesinden bağımsız milletvekili seçildi. Ancak 1954'ten sonra DP iktidarına karşı sert bir muhalefet yürüttü. 27 Mayıs 1960'tan 12 Mart 1971 dönemine değin genelde asker-sivil aydın kesimin ilerici görüşlerini dile getiren etkili bir yayın organıydı. 12 Mart döneminde bir ara yönetimin el değiştirmesi sonucu tutucu bir gazete görünümü aldı. 1973'te yeniden eski çizgisine döndü.

20 Ağustos 1991'de Nadir Nadi'nin ölmesinden sonra bir yandan ortaya ekonomik sıkıntılar çıktı, bir yandan da yayın kurulu içinde anlaşmazlık baş gösterdi. Yayın yönetmeni Hasan Cemal'in politikasını beğenmeyen ve sermaye çevrelerine yaklaşıldığını ileri süren İlhan Selçuk ve Uğur Mumcu gibi yayın kurulu üyesi köşe yazarlarıyla onları destekleyen Cüneyt Arcayürek, Ali Sirmen, Ergun Balcı, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday'ın da aralarında bulunduğu 80 kişi 5 Kasım 1991'de gazeteden ayrıldı. Olayı protesto eden bir bölüm okurun gazete almayı bırakması üzerine günlük satış ortalaması 120 binlerden Aralık 1991'de 50 binlere kadar düştü. Bu durum üzerine Hasan Cemal ile yazı işleri müdürü Okay Gönensin Cumhuriyet'ten ayrıldı. Bir süre sonra ayrılanların bir bölümü geri döndü. 8 Nisan 1992'de yeni bir yayın kurulu oluşturuldu ve İlhan Selçuk vefatına kadar sürdüreceği başyazarlık görevine başladı.

Selçuk, 21 Mart 2008 tarihinde saat sabah 04:30 sıralarında Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alındı ve iki gün sorgulandıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

1 Temmuz 2008 sabahı, iddia edilen Ergenekon örgütü soruşturması kapsamında İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün Terörle Mücadele Şubesi tarafından gazetenin yeni açılmış Ankara bürosu aranmış ve Ankara temsilcisi Mustafa Balbay da evinden gözaltına alınmıştır.[2] Gazetenin Ankara bürosundaki arama sona ermiş; emniyet güçleri 2 dizüstü bilgisayar, 1 bilgisayar kasası ve Mustafa Balbay'a ait bazı belgelere, savcılığa teslim etmek üzere tutanak tutarak el koymuşlardır.[3]

Gazetenin bir diğer köşe yazarı Erol Manisalı, 13 Nisan 2009 Pazartesi itibarıyle, yine Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Daha sonra mahkemeye sevk edilen Erol Manisalı, üç ay tutuklu kaldı ve sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine karar verildi.

Okuyucuları tarafından CUMOK (Cumhuriyet Okurları) adında, bir sivil toplum hareketi kurulmuştur.

Siyasî Olaylardaki Tutum

  • İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'yı destekleyen yazılar yayınladı. Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.[4] Yunus Nadi savaş sırasında bulunması zor olan gazete baskı kağıdını Almanya'da daha ucuz olduğu için oradan ithal ediyordu.[4] Cumhuriyet gazetesi Temmuz1940'ta çıkan bir makaleden sonra, yurtdışından yardım alıyor ve milli çıkarları desteklemiyor suçlamasıyla üç ay boyunca kapatıldı.[4]Ağustos/Kasım 1930'da, 99 günlük Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyiminde SCF'ye destek verdi.
  • 1946'dan 1954'e kadar Demokrat Parti'yi destekledi, 1954'ten sonra DP'ye cephe aldı.
  • 27 Mayıs Darbesi'ni destekledi. 27 Mayıs 1960'daki manşeti: Kahraman Türk ordusu bütün memlekette dün gece sabaha karşı idareyi ele aldı, maksat tarafsız bir idarenin nezaret ve mürakebesi altında süratle yeni seçimlere gitmek ve bu adil seçimler neticesinde hangi taraf kazanırsa idareyi onun ellerine devretmektir. Askeri idare bildiriliyor: Bütün ittifaklarımıza bağlıyız, NATO'ya ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve bakanlar ordumuzun muhafazası altına alındı.
  • 1960'larda gazete Milli Demokratik Devrim çizgisindeydi. 1962'de Vatan'da yazan İlhan Selçuk gazeteye transfer edildi. Şadi Alkılıç'ın sosyalizm yazısı üzerine gazetede tasfiye başladı. Nadir Nadi çekildi. Gazete 1,5 yıl Nadir Nadi'sizdi. Önce Cevat Fehmi Başkut, ardından Ecvet Güresingazeteyi yönlendirmeye çalıştı. 60'lı yıllar öğrenci hareketleri ve devrimler çağıydı. Cumhuriyet de bu gidişe göre kabuk değiştiriyordu. TİP haberleri başka basında yer almazken Cumhuriyet yer veriyordu.
  • 12 Mart muhtırası ile oluşan askeri darbeyi önce 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile beklediği Milli Demokratik Devrim zannedip destekledi, sonra muhalif kaldı. 13 Mart 1971 tarihli Cumhuriyet'in manşetinde 'Devrimci Ordu' ifadesi[5] ile birlikte Komutanların ültimatomu üzerine Demirel istifa etti. Ordu şartları uygulanmazsa yönetime el koymaya kararlı olduğunu bildirdi. Demirel: Muhtıra ile anayasa ve hukuk devleti anlayışını bağdaştırmak mümkün değildir. Ankara'da genel kanı: Yeni başbakan partiler dışından olacak.ifadeleri vardı.
  • 12 Mart döneminde İlhan Selçuk tutuklandı.[6] Askerler Faruk Gürler-Muhsin Batur ve Cevdet Sunay-Faik Türün kanatlarıyla yönetimde farklı yöntemleri tartışırken gazete içinde de darbe oldu. Nadir Nadi çekildi. Okurların protestosuyla gazetenin tirajı 50 binlerin altına düştü. Sıkıyönetim devrinde gazete sıkı takipteydi. İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünü desteklediği gerekçesiyle Ziverbey köşkünde sorguya çekildi. Nadir Nadi yazarın eski yazılarını bastı. Cumhuriyet 1975'de toparlanmışken bu defa Milliyetçi Cephe'nin kışkırttığı ülkücülerle, ve gazeteyi boykot ettiren Dev-Yol'un muhalefetiyle karşılaştı. Tirajı tekrar 100 binlerden aşağı düştü. Dev-Yol daha sert çizgide Demokrat'ı çıkardı, Cumhuriyet 'in bir kısım okurunu çekti.
  • 12 Eylül darbesinde yine aynı kader. Önce askerleri destekledi, 1982 sonlarına doğru eleştiriye başladı. 12 Eylül 1980 nüshası birinci sayfa başlıkları: Parlamento ve hükümet feshedildi. Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Tüm yurtta sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı kondu. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı. Bu dönemde gazetede Turgut Özal döneminin etkileriyle karışıklıklar çıktı. Nadir Nadi'nin vefatından sonra gazete iyice karıştı. Satış 30 binlere düştü.
  • 7 Kasım seçimlerinde tarafsızdı. 7 Kasım 1983'deki birinci sayfa: ANAP kazandı, tek başına iktidar çoğunluğu Özal'da, HP ikinci, MDP üçüncü parti oldu, kesinleşen milletvekilleri ANAP 204, HP 107, MDP 70.
  • 28 Şubat post modern darbesini destekledi. 90'larda SHP'yi destekledi. 1992'de yeni yönetim gazetenin başına geçti. 63 ve 71'deki sağ darbelerden sonra gazete içinde bu defa liberal bir darbe yapılmak istenmiş, bu da geri tepmişti. Cumhuriyet yine İlhan Selçuk'la eski çizgisine döndü.
  • Gazete 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçimi için birçok tepki göstermiştir. "Tehlikenin farkında mısınız?" görseliyle büyük yankı uyandırmış olan gazete "Saatler 100 yıl geri alınıyor" sloganıyla da yola çıkarak birçok reklam girişiminde bulunmuştur.

Gazete yazarlarının öldürülmeleri

6 Ekim 1990'da suikast sonucu öldürülen Prof.Bahriye Üçok

1978 yılından bu yana, Cumhuriyet yazarlarına yönelen suikast saldırıları sonucu 7 yazar öldürüldü, 1 yazar da felç oldu. İstanbul Üniversitesi Anayasa Kürsüsü Doçenti ve yazar Server Tanilli, 7 Nisan 1978 günü evine giderken uğradığı silahlı saldırı sonucu felç oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyoloji Enstitüsü Başkanı ve yazar Prof. Cavit Orhan Tütengil, 7 Aralık 1979 tarihinde Levent'te bulunan bir İETT durağında, silahlı dört kişi tarafından öldürüldü.[7] Tütengil'in cenazesinde çıkan olaylarda yaralananTRT yapımcısı ve yazar Ümit Kaftancıoğlu, 11 Nisan 1980 günü Mecidiyeköy'de iki kişinin silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Cinayetin sorumlusu olarak yakalanan Ülkücü militan Ahmet Mustafa Kıvılcım ömür boyu hapse mahkûm oldu. Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı ve yazar Muammer Aksoy, 31 Ocak 1990 günü Ankara'daki evine giderken öldürüldü. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski öğretim üyesi ve SHP Parti Meclisi Üyesi Prof. Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990 tarihinde evine gönderilen bir kargo paketinin patlamasıyla öldü. Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara'daki evinin önünde park ettiği otomobiline binerken patlayan bomba sonucu öldürüldü. Sinemacı ve yazar Onat Kutlar, 30 Aralık 1994'te The Marmara Oteli'nin pastanesinde meydana gelen patlama sonucu ağır yaralandı ve olaydan 12 gün sonra yaşamını yitirdi. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı, eski kültür bakanı ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü Ankara'daki evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Gazete, olayın bir gün ardından yayımlanan "Fotoğrafın üzerindeki çarpı" manşetli haberinde, "Türkiye'yi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyen gericiler, Cumhuriyetin aydınlanmacı, ilerici yazarlarını" her zaman hedef gösterdiklerini vurguladı.[8]

Yazarlar